<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yeni Film &#187; 29. Sayı</title>
	<atom:link href="https://yenifilm.net/tag/29-sayi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://yenifilm.net</link>
	<description>aslolan hayattır</description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 Mar 2026 20:08:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=4.1.28</generator>
	<item>
		<title>29. Sayı</title>
		<link>https://yenifilm.net/2013/04/29-sayi/</link>
		<comments>https://yenifilm.net/2013/04/29-sayi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Apr 2013 21:32:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Film Ekibi]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergi]]></category>
		<category><![CDATA[29. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[içindekiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yenifilm.net/?p=227</guid>
		<description><![CDATA[İnsana Sarılıyoruz Venezüella’nın varoşlarında çekilen bir belgeselde yoksul bir adama “Neden Chavez?” diye sorduklarında şu cevabı verir: “Bunca yıllık hayatımda ilk defa görünür oldum.” Dergimiz yayına hazırlanırken Venezuela’nın devrimci sesini, Chavez’i kaybettik. Ülkenin petrol gelirlerini kamulaştıran, yoksulların eğitim, sağlık gibi haklarını geri veren Chavez’in iktidarıyla birlikte varoşlarda Mozart’ın Bach’ın sesi yankılanıyordu. Cenazesine katılan Venezuela halkı onun kazanımlarını devam ettireceklerine dair söz vererek Chavez’i uğurladı. Ana akım medyamız Chavez diktatör müydü diye tartışırken bu sefer de cenaze töreninde Ahmadinejad’ın Chavez’in annesine sarılmasına “caiz midir?” diye bir soruyla değiniverdi İran’daki muadillerine öykünerek. Dinci gericiliğe inat insana sarılıyoruz… Sanata Sarılıyoruz Kendi düşüncesinden, inanışından başka hiçbir şeye tahammülü yok AKP hükümetinin. Gerici zihniyette düşünmeyen, yaşamayan herkes tasfiye edilmesi gereken, toplumu “yozlaştıran” bir öcü adeta. Akün ve Şinasi sahnesinin satılması için ihaleye çıkıldı. Sahnelerini sahiplenen Ankaralılar “Sanata Sarılıyoruz” eylemi yaptı. Bu arada tüm protestolara rağmen Emek için de beklenen yıkım kararı çıktı, Muammer Karaca tiyatrosu tehdit altında. Kentlerdeki kültür merkezleri, tarihi pastaneler, sergi salonları kıyafet mağazalarına, otellere peşkeş çekiliyor, nikah salonu yapılarak “onurlandırılıyor”, tarihi kiliseler müzeden camiye dönüştürülüyor&#8230; Sinemamız bu konuda yapılan belgesellerle kentin nasıl işgal edildiğine dair cevabını veriyor. Yine dergimiz yayına hazırlanırken Mavi Marmara baskını dolayısıyla üç yıllık bir aradan sonra İsrail’in Türkiye’den [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnsana Sarılıyoruz</strong></p>
<p>Venezüella’nın varoşlarında çekilen bir belgeselde yoksul bir adama “Neden Chavez?” diye sorduklarında şu cevabı verir: “Bunca yıllık hayatımda ilk defa görünür oldum.” Dergimiz yayına hazırlanırken Venezuela’nın devrimci sesini, Chavez’i kaybettik. Ülkenin petrol gelirlerini kamulaştıran, yoksulların eğitim, sağlık gibi haklarını geri veren Chavez’in iktidarıyla birlikte varoşlarda Mozart’ın Bach’ın sesi yankılanıyordu. Cenazesine katılan Venezuela halkı onun kazanımlarını devam ettireceklerine dair söz vererek Chavez’i uğurladı. Ana akım medyamız Chavez diktatör müydü diye tartışırken bu sefer de cenaze töreninde <em>Ahmadinejad’ın</em> Chavez’in annesine sarılmasına “caiz midir?” diye bir soruyla değiniverdi İran’daki muadillerine öykünerek. Dinci gericiliğe inat insana sarılıyoruz…</p>
<p><strong>Sanata Sarılıyoruz</strong></p>
<p>Kendi düşüncesinden, inanışından başka hiçbir şeye tahammülü yok AKP hükümetinin. Gerici zihniyette düşünmeyen, yaşamayan herkes tasfiye edilmesi gereken, toplumu “yozlaştıran” bir öcü adeta. Akün ve Şinasi sahnesinin satılması için ihaleye çıkıldı. Sahnelerini sahiplenen Ankaralılar “Sanata Sarılıyoruz” eylemi yaptı. Bu arada tüm protestolara rağmen Emek için de beklenen yıkım kararı çıktı, Muammer Karaca tiyatrosu tehdit altında. Kentlerdeki kültür merkezleri, tarihi pastaneler, sergi salonları kıyafet mağazalarına, otellere peşkeş çekiliyor, nikah salonu yapılarak “onurlandırılıyor”, tarihi kiliseler müzeden camiye dönüştürülüyor&#8230; Sinemamız bu konuda yapılan belgesellerle kentin nasıl işgal edildiğine dair cevabını veriyor. Yine dergimiz yayına hazırlanırken Mavi Marmara baskını dolayısıyla üç yıllık bir aradan sonra İsrail’in Türkiye’den özür dilediğini öğrendik. Emperyalistlerin Suriye ve İran üzerine politikalarının yolunu daha da açmak için Türkiye ve İsrail’in açıktan stratejik dostluğuna ihtiyacı var. Son dönemde gündemde olan ve Newroz’la beraber -İslami şemsiye altında- netlik kazanmaya başlayan “barış süreci” de yeni Orta Doğu üzerinden şekilleneceğe benziyor. aslında iktidarın barış istemediği, kendisine karşı en ufak bir sedaya tahammül edemediği ve bölgeyi şekillendiren emperyalist politikaların doğal bir sonucu olarak bu süreç tartışıladururken sendikalara bildik, tanıdık baskınlar düzenlendi ve yüzlerce solcu göz altına alındı.</p>
<p>***</p>
<p>Bu sayımızın içeriğine değinecek olursak; üçüncü bin yılı adı “Hayat Dönüş” olan ama aslında insan hayatına kast eden operasyonlarla karşılamıştık. Grup Yorum’un öncülüğünde yönetmenliğini farklı yönetmenlerin üstlendiği kısa filmlerden oluşan F Tipi Film hapishanelerde bugün gelinen noktaya dikkat çekerken Simurg belgeseli ise bu operasyonun sonucunu üzerinde taşıyan 6 insanın yaşamına odaklanan insanı bir film.</p>
<p>Dergimizin bu sayısında verem hastalığı dolayısıyla hayatlarını kaybeden genç şairleri anlatan ve helal Brad Pitt’in filmi olarak Arap ülkelerine pazarlanan Kelebeğin Rüyası üzerine iki ayrı yazıyı, ulusal alegori meselesi üzerinden Tepenin Ardı filminin eleştirisine, Reha Erdem’in ülke sınırlarında yıllardır devam eden savaşa dair tedirgin bir bakış atan son filmi Jin’e ve Zerre filminin kent yoksulluğuna Yeşilçam filmlerinden farklı olarak nasıl baktığına dair yazıları okuyabilirsiniz.</p>
<p>Özgür Şeyben’in sıradışı ilk filmi Bir Aylak Adam zamanın ruhuna değinen, belgesel yönetimi kullanan bir çalışma. Yönetmenin kendisiyle bir de söyleşi yaptık. İkiyüzlüce bir şekilde destekledikleri sanatsal etkinliklerle (bienal, sergi, vb) kamusal alan kavramını tartışmaya açan sermaye sahiplerinin özellikle İstanbul’da her türlü kamusal alana göz diktikleri bu dönemde Ekümenopolis belgeselini tekrar ele aldık. Ayrıca, Benim Çocuğum belgeseli üzerine de yazdık. Rodi Yüzbaşı ile filmi Maya üzerine sohbet ettik.</p>
<p>Mart ayının başında Hollywood, Pentagon ve Beyaz Saray işbirliğinin Oscar törenine kadar uzayan şovunu izledik hep beraber. Buradan yola çıkarak son dönem Hollywood filmlerini dergimiz sayfalarına taşıdık. Oscar törenlerine olmasa da işkence tartışmaları dolayısıyla ABD’de gündeme damga vuran Zero Dark Thirty üzerine bir yazıya ve çeviriye yer verdik. Yine son dönem Amerikan filmlerinden Umut Işığım, Kutsal Motorlar, bir çocuk filmi olan Oyunbozan Ralph ve Pi’nin Yaşamı’nı da sayfalarımız taşıdık. Ayrıca klasik roman uyarlamalarından Anna Karenina’yı, jüri üyeliği yapmak üzere bulunduğu Nürnberg’de, vicdan meselesi üzerinden Faust’u yazan dostumuz Necla Algan’ın yazısını da dergimiz sayfalarında bulabilirsiniz.</p>
<p>Yılmaz Güney kitapları üzerine Ahmet Soner’in bir değerlendirmesi bulunuyor. Guzman’ın üç bölümlük Şili’nin Savaşı belgeseli 1970-73 yılları arasında ülkenin kısa süren baharını anlatıyor.</p>
<p>İran sinemasının iç ve dış sürgünlükle ilişkilendirilebilecek son döneminin ürünlerinden Perdenin Ardı üzerine bir yazıyı; filmin yönetmeni Kamboziya Portavi, Bahman Mohasses ile ilgili belgeselin yönetmeni Mitra Farahani ve Abbas Kiarostami’nin öğrencilerinden Murteza Farshbaf ile yapılan söyleşileri de bu sayımızda bulabilirsiniz.</p>
<p>Gelecek sayımızda buluşmak üzere.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>29. Sayının İçeriği:</strong></span></p>
<p>Kırmızı Başlıklı <em>Jîn </em>Harikalar Diyarında <strong>/ Elif Genco </strong>4</p>
<p>1940’lar Türkiyesi’nde Elitler, Yoksullar ve Şairler / <strong>Murat Arpacı </strong>8</p>
<p><em>Kelebeğin Rüyası: </em>Hüzne Teğet Geçmek / <strong>Tülay Dikenoğlu </strong>11</p>
<p><em>Zerre: </em>Nöbetleşe Değil Ebedi Yoksulluk / <strong>Aylin Sayın </strong>15</p>
<p><em>F Tipi</em>’ne Karşı <em>Simurgun </em>Yolculuğu / <strong>Seray Genç </strong>18</p>
<p>Bir Sırma Kemerdir Suya Baksam&#8230; <em>Tepenin Ardı </em>ve Hakikat / <strong>Öndercan Muti </strong>25</p>
<p>Zamanın Ruhu: <em>Bir Aylak Adam </em>/ <strong>Yusuf Güven </strong>32</p>
<p>Özgür Şeyben’le <em>Bir Aylak Adam </em>Üzerine Söyleşi / <strong>Yusuf Güven </strong>36</p>
<p><em>Anna Karenina: </em>Aristokrat Bir Kadının İmkânsızlığı / <strong>Aylin Sayın </strong>43</p>
<p>Pi’nin Obama Dönemindeki Yaşamının Ekonomi Politiği / <strong>Özge Özdüzen </strong>48</p>
<p><em>Umut Işığım: </em>Derdini Anlatamayan Çocuğun Tepinişi / <strong>Beste Atvur </strong>54</p>
<p><em>Kutsal Motorlar: </em>İnsanlığın ve Sinemanın Hallerinden Geçmek / <strong>Ahmet Ergenç </strong>61</p>
<p><em>Oyunbozan Ralph </em>ya da İşçisin Sen İşçi Kal! / <strong>Bahadır Ahıska </strong>64</p>
<p>Devletleşen Kapitalizm Devletleşen Hollywood Sineması / <strong>Hamdi Karaşin </strong>67</p>
<p>Ölüme Yakın Sanata Uzak: <em>Zero Dark Thirty </em>/ <strong>Janet Barış </strong>82</p>
<p>Michael Moore’un <em>Zero Dark Thirty </em>Filmini Savunmasına Cevap / <strong>David Walsh </strong>85</p>
<p>Sinemanın Feurbach’ı olarak Haneke ve <em>Aşk</em>-sızlık / <strong>Selçuk Candansayar </strong>89</p>
<p>Yazılmamış Bir <em>Faust </em>Yazısı: Nürnberg’te Faust’un Düşündürdükleri / <strong>Necla Algan </strong>97</p>
<p>Hugo Chavez!&#8230; Presente!&#8230; Salvador Allende!&#8230; Presente!&#8230; / <strong>Yusuf Güven </strong>101</p>
<p>Herkes O’ndan Söz Ediyor / 22 Kitap / <strong>Ahmet Soner </strong>106</p>
<p><em>Benim Çocuğum </em>Yok / <strong>Haydar Köyel </strong>114</p>
<p>Rodi Yüzbaşı ve Filmlerinin <em>Maya</em>’sı Üzerine / <strong>Cahit Çeçen </strong>117</p>
<p>Ekümenopolis: Ucu Olmayan Şehir ya da Yeni Bir Kent Hayali / <strong>Efe Gönenç </strong>121</p>
<p>Belgeseller ve Karakterler Üzerine: Gerçeğe Dokunmanın Hazzı / <strong>Necati Sönmez </strong>124</p>
<p>Perdeyi Aralayan Sinemacılar / <strong>Seray Genç </strong>127</p>
<p>Kamboziya Partovi İle Söyleşi: Arkadaşları Yanında / <strong>Seray Genç </strong>131</p>
<p>Mitra Farahani ile söyleşi: Bahman Mohasses ile Belgesel Yapmak / <strong>Seray Genç </strong>134</p>
<p>Murteza Farshbaf ile <em>Yas </em>Filmine Dair / <strong>Seray Genç &#8211; Yusuf Güven </strong>137</p>
<p>3-2-1 Barış! Eskişehir Kolektif Sinema / <strong>Murat Dural </strong>142</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://yenifilm.net/2013/04/29-sayi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
