<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yeni Film &#187; 47/48. sayı</title>
	<atom:link href="https://yenifilm.net/tag/4748-sayi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://yenifilm.net</link>
	<description>aslolan hayattır</description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 Mar 2026 20:08:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=4.1.28</generator>
	<item>
		<title>47/48. Sayı çıktı</title>
		<link>https://yenifilm.net/2018/04/4748-sayi-cikti/</link>
		<comments>https://yenifilm.net/2018/04/4748-sayi-cikti/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Apr 2018 20:50:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[yeni Film]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergi]]></category>
		<category><![CDATA[47/48. sayı]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[hayal kurmak]]></category>
		<category><![CDATA[içindekiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yenifilm.net/?p=880</guid>
		<description><![CDATA[Seheryeli çık dağlara Güneş topla benim için Haber ilet dört diyara Güneş topla benim için Ülkü Tamer Ejderhalardan, özgürlükten korkmayın der Ursula K. Le Guin. İnsana özgü yeteneklerden biridir hayal gücü. Çocukluktan itibaren ne kadar törpülense, tımarlansa da insanoğlunun sahip olduğu en güzel yeteneklerden biridir. Beyinlerimize henüz kayyım atanmadı. Bu noktaya gelinir mi bilinmez ama bunun baskı ve sindirmeyle elde edileceği düşüncesi çok hayal gücü gerektirmiyor. Oysa hayal gücü en çok özgürlük gerektirir. Zihnin özgürce oyun oynaması gerekir. Özgürlükçü Demokrasi gazetesine kayyım atanırken çifte dikiş sağlam gidilmek istenmiş olmalı ki gazetenin çıktığı Gün Matbaacılık’a da kayyım atandı. Kayyım atamanın yan etkileri çok geçmeden Kürtçe çıkan Welat Gazetesi’nin basılamaması olarak ortaya çıktı. Gazeteyi kayyım atanır korkusuyla hiçbir matbaa basmak istemiyordu. Welat Gazetesi de bu yüzyılda çözümü fotokopide buldu. Doğan Medya Grubu’nun Demirören Grubu’na satılmasının basit bir ticari alış veriş olmadığı malumumuzdur. Yeni medya rejiminin yürürlüğe girmesinin adımlarından sadece biri olabilir. Her gün yeni bir haber, yeni bir KHK, yeni bir sansür, yeni bir özgürlük kısıtlamasını beraberinde getirirken ifade özgürlüğünden ya da kendilerini “özgür” hissedip sistemden nemalanan “sanatçıların” anlamak istemedikleri özgürlükten bir adım daha uzaklaşmış oluyoruz. Sansür dalgasının kapsam ve etkisinin genişlemesinin, 2018’deki hedeflerinden biri alternatif olanın yaşam alanı bulabildiği internet oldu. [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Seheryeli çık dağlara</p>
<p>Güneş topla benim için</p>
<p>Haber ilet dört diyara</p>
<p>Güneş topla benim için</p>
<p>Ülkü Tamer</p>
<p>Ejderhalardan, özgürlükten korkmayın der Ursula K. Le Guin. İnsana özgü yeteneklerden biridir hayal gücü. Çocukluktan itibaren ne kadar törpülense, tımarlansa da insanoğlunun sahip olduğu en güzel yeteneklerden biridir.</p>
<p>Beyinlerimize henüz kayyım atanmadı. Bu noktaya gelinir mi bilinmez ama bunun baskı ve sindirmeyle elde edileceği düşüncesi çok hayal gücü gerektirmiyor. Oysa hayal gücü en çok özgürlük gerektirir. Zihnin özgürce oyun oynaması gerekir.</p>
<p>Özgürlükçü Demokrasi gazetesine kayyım atanırken çifte dikiş sağlam gidilmek istenmiş olmalı ki gazetenin çıktığı Gün Matbaacılık’a da kayyım atandı. Kayyım atamanın yan etkileri çok geçmeden Kürtçe çıkan Welat Gazetesi’nin basılamaması olarak ortaya çıktı. Gazeteyi kayyım atanır korkusuyla hiçbir matbaa basmak istemiyordu. Welat Gazetesi de bu yüzyılda çözümü fotokopide buldu.</p>
<p>Doğan Medya Grubu’nun Demirören Grubu’na satılmasının basit bir ticari alış veriş olmadığı malumumuzdur. Yeni medya rejiminin yürürlüğe girmesinin adımlarından sadece biri olabilir. Her gün yeni bir haber, yeni bir KHK, yeni bir sansür, yeni bir özgürlük kısıtlamasını beraberinde getirirken ifade özgürlüğünden ya da kendilerini “özgür” hissedip sistemden nemalanan “sanatçıların” anlamak istemedikleri özgürlükten bir adım daha uzaklaşmış oluyoruz.</p>
<p>Sansür dalgasının kapsam ve etkisinin genişlemesinin, 2018’deki hedeflerinden biri alternatif olanın yaşam alanı bulabildiği internet oldu. İnternet üzerinden yapılan yayınlara RTÜK denetiminin getirildiği düzenleme TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Yeni düzenlemeyle RTÜK, uygun görmediği, yayın hakkı ya da lisansı bulunmayan ya da iptal edilen tüm internet yayınlarının içeriğine de yayın yasağı uygulayabilecek. İktidar sözcüleri yayın yasaklarını “ülke değerleri ve ahlaki düzeni koruma” adına gerekli olduğunu savunurken; kumandaları “ahlak imha timlerine” benzetecek kadar ileri gidenler de vardı. Kumandayı tutan eller kırılsındı. Kırılamıyor ise örneğin bir kumandaya basılıp izlenen diziler yasaklansaydı.</p>
<p>Nitekim henüz yayına dahi girmemiş Avlu adlı dizi filmin yayından kaldırılması için Adalet Bakanlığı yetkilileri RTÜK’e şikayet ederek gereğinin yapılmasını isterken, Ermenistan-İran yapımı, Filmmor Festivali’nde gösterilecek Anahid Abad’ın yönetmenliğini yaptığı Yeva, Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’ndan gelen istek önce Dışişleri Bakanlığı’na sonra da İstanbul Valiliği’ne ulaşarak OHAL kapsamında gösterimi engellenen filmlerden oluyordu. Ankara Valiliği ve Beyoğlu Kaymakamlığı’nın kuir filmlere, Diyarbakır Valiliği’nin Hangi İnsan Hakları Film Festivali’nin seçkisine yönelik yasaklama kararı da OHAL’de sıklıkla rastladığımız bir yöntem olabiliyordu.</p>
<p>Belgesel sinemada çok uzun süredir eser işletme belgesinin bir sansür aracı olarak kullanıldığını biliyoruz. Belgeselcilerin karşılaştıkları sansür, eser işletme belgesi imtihanı, belgesel gösterimlerine yapılan engellemeler, belgeselci sinemacıların yargılanmasına kadar vardı. Bakur filminin yönetmenleri Çayan Demirel ve Ertuğrul Mavioğlu’na, Yunus Ozan Korkut’un Benim Varoş Hikayem belgeselinin karakterlerine, bir başka belgesel sinemacı Veysi Altay’ın filminin afişine davalar açıldı.</p>
<p>Özgürlükten korkuyorlar, eleştiriden korkuyorlar, korku tek dünyaya dönüşünce tek tipleşiyor. Bu dünyada hayale yer yok.</p>
<p>Oysa, “Hayal gücünün yararları ile ilgili kendimizi savunmamıza gelelim, özellikle edebiyatta ve daha çok peri masalında, efsanede, fantazide, bilimkurguda ve diğer delice şeylerde. Bence olgunluk kabuk değiştirmek değil, serpilip gelişmektir. Yetişkin bir insan ölü bir çocuk değil, yaşamayı başarmış bir çocuktur. Olgun bir insanın tüm gelişmiş yetenekleri bir çocukta vardır; eğer bu yetenekler gençlikte teşvik edilirse yetişkinde iyi ve akıllıca bir noktaya varır; ancak bunlar çocuklukta bastırılır ve yok sayılırsa yetişkin kişilik körleşir, sakatlanır. Sonuç olarak, bu yetenekler içinde en insana özgü ve insani olanın hayal etme gücü olduğuna inanıyorum.” diyordu Ursula Le Guin ve hayal gücünün yararlarına değinen bu metni çocuklara ve büyüklere yazıyordu.</p>
<p>Ildiko Enyedi, Tony Gatlif ve Deepa Mehta bu sayımızda filmleriyle, kendileriyle buluştuğumuz yönetmenler. Hayal gücünü bir gerçekliğe dönüştüren yönetmenler.</p>
<p>Barışı hayal edenler 10 Ekim Katliamı ve Suriye’yi darmadağın eden bir savaşın ardından kaybettiklerimizi, geriye kalanları ve insanların yaralarını sarma çabalarını anlatıyor Radyo Kobane, Elif ve Gözyaşına Yer Yok belgesellerinde.</p>
<p>Agnes Varda politik ve muhalif bir hafıza tutarken hayal gücünü ihmal etmiyor. Mekanları ve yüzleri önce hayalinde sonra gerçeklikte bir araya getiriyor. Boynuzlu keçileri anti-kapitalist bir sembole dönüştürüyor ve genç sanatçı JR ile yaptığı yolculuğu bizlere anlatıyor.</p>
<p>Detroit 1967, James Baldwin’in söylediği gibi siyahların tarihinin Amerika’nın tarihi olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor.</p>
<p>Ejderhalardan, özgürlükten korkmuyoruz. Hayal gücüne inanıyor ve güneş topluyoruz&#8230; Tıpkı 50. yılıyla anacağımız 1968 gibi. İsyanın sokaklara taştığı, özerkliğin üniversitelerde, eşitlik, özgürlük ve savaş karşıtlığı mücadelesinin dünyanın dört bir yanında yankılandığı bir ses oldu ’68. Bu hayatın değişebileceğini söyleyen; geleneklere, ataerkil yapıya, kapitalistleşmenin yıkımlarına… isyan eden, insanları sokağa çağıran, hayal eden bir ses.</p>
<p>Dergimiz bu sayısıyla birlikte 15. yaşını kutluyor. Bir dahaki sayıda görüşmek dileğiyle.</p>
<p><a href="http://yenifilm.net/wp-content/uploads/2018/04/Yeni_Film-47-48-bülten.pdf"><b><span style="text-decoration: underline;">BASIN BÜLTENİ İÇİN TIKLAYIN</span></b></a></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Yeni Film 47-48. Sayısının içeriği:</span></strong></p>
<p><em>Körfez</em>: Bir Sembol Olarak İzmir / <strong>Yusuf Güven </strong></p>
<p><em>Sarı Sıcak: </em>Bir Taşra Kaotiği / <strong>Hamdi Karaşin </strong></p>
<p><em>Blue </em>ve “Efsane” 90’lar / <strong>Efe Gönenç </strong></p>
<p>Yüzünüze Vuran Gerçekçilik: <em>Kar </em>/ <strong>Yusuf Güven </strong></p>
<p><em>Arif V 216: </em>Yurdum İnsanı Mizahından Nostaljiye Kaçış / <strong>Aylin Sayın</strong></p>
<p>Fatih Akın’dan <em>Paramparça </em>Olanlar Hakkında / <strong>Eren Serim </strong></p>
<p><strong><em>BARIŞI ÇAĞIRAN BELGESELLER </em></strong></p>
<p><strong>Reyan Tuvi </strong>ile <em>Gözyaşına Yer Yok </em>Belgeseli Üzerine</p>
<p><strong>Reber Dosky </strong>ile <em>Radyo Kobani </em>Filmi Üzerine</p>
<p><strong>Emre Kanlıoğlu </strong>ve <strong>Elif Ergezen </strong>ile Söyleşi: <em>Eliftiler, doğruydular, güzeldiler&#8230; </em></p>
<p>Agnès Varda ve Yeni Dalgaları: <em>Mekanlar ve Yüzler </em>/ <strong>Seray Genç </strong></p>
<p><em>Dönme Dolap: </em>Tehlikeli İlişkiler / <strong>Coşkun Liktor </strong></p>
<p><em>Thelma: </em>İçinizdeki Cadıyı Sevin! / <strong>Eda Kara </strong></p>
<p><em>Aman Doktor: </em>Yol, Sürgün, Mültecilik Üzerine / <strong>Murat Dural</strong></p>
<p><strong>Tony Gatlif </strong>ile <em>Aman Doktor </em>Üzerine</p>
<p><em>Hakaret </em>ve Ötesi: Dilin de Sinemanın da Kemiği Yok / <strong>Necati Sönmez</strong></p>
<p>Bir Trajedi Olarak <em>Kutsal Geyiğin Ölümü </em>/ <strong>Eleni Varmazi </strong></p>
<p><strong>Ildiko Enyedi </strong>Söyleşisi: <em>Sahici Rüyalar Görmek </em></p>
<p><em>Kare</em>: Politik Doğruculuğun ve Sanat Kurumlarının Eleştirisi / <strong>Aylin Sayın </strong></p>
<p>ABD Tarihindeki Doğum Lekesi Siyah İsyanlar: <em>Detroit </em>/ <strong>Hamdi Karaşin </strong></p>
<p><em>Çavdar Tarlasında Asi: </em>Salinger’ı Nasıl Bilirsiniz? / <strong>Coşkun Liktor </strong></p>
<p>Vincent’tan Hüzünlü Sevgilerle / <strong>Deniz Okur </strong></p>
<p>Kuşaktan Kuşağa: <em>Sevgisiz </em>/ <strong>Tülay Dikenoğlu </strong></p>
<p><em>Üç Billboard: </em>Neo-Noir Estetiği ve #MeToo Kampanyası / <strong>Özge Özdüzen</strong></p>
<p>Aki Kaurismaki ve Finlandiya’nın İyi İnsanları / <strong>Seray Genç </strong></p>
<p>Hem Söylemek Hem Ölmek: <em>Beni Adınla Çağır / </em><strong>Fatoş Usta </strong></p>
<p>Yazmanın Sorumluluğu ya da Yazmamanın Meşruluğu: <em>The Post </em>/<strong>Janet Barış </strong></p>
<p>Sözcüklerden Görüntülere: Balkan Edebiyatı ve Sineması / <strong>Dimitris Kerkinos </strong></p>
<p>Sinemanın Doğuş Felsefesi ve Akımlar III / <strong>Yakup Barokas </strong></p>
<p><strong>Deepa Mehta </strong>ile Söyleşi: Özel Olan Evrenseldir</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://yenifilm.net/2018/04/4748-sayi-cikti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
