Portre: Erol Taş

Nalan Söylemez /

Erol Taş, uzun süren oyunculuk yaşamı boyunca her tür yapımda kötü adamı sıklıkla oynuyor. Ve denilebilir ki Türk Sineması’nın kötü adam karakterleri içinde Ahmet Tarık Tekçe’den sonra en çok sivrilen, halkın sempatisini kazanan ve starlaşan oyuncusu oluyor. Daha çok yalın bir yorumla, halk tipine uygun karakterler çizerek.

28 Şubat 1928’de Erzurum’un Karaköse ilçesinde dünyaya geliyor. Daha iki yaşında iken babası Hamza Bey’in ölümü üzerine annesi Nazife Hanım çocukları ile birlikte İstanbul’a taşınıyor. Fatih’de Çırçır semtinde her odası bir aileye kiralanan eski paşa konaklarından birine yerleşiyorlar. Okul çağına geldiğinde Taş, Zeyrek Fil yokuşundaki 54. İlkokula yazdırılıyor. Ancak küçük yaşta ailesine katkıda bulunmak için okuldan ayrılıyor ve çalışmaya başlı-yor. Uzun süre hamallık yaptıktan sonra Koço isminde bir Rum baharatçının yanına tezgahtar olarak giriyor. Bu ara Beyoğlu Spor Kulübü’nde boksördür ve 1947 yılında İstanbul ve Türkiye ikinciliğini kazanır. Patronunun vefatı ile dükkandan ayrılmak zorunda kalır ve bir süre çeşitli işlerde çalışır. 1947 yılında askere gider ve üç yıl askerlikten sonra döndüğünde Cankurtaran’da bir iplik fabrikasında çalışmaya başlar. Oyuncunun sinemaya girişi de o sıralarda olur. Ortada sinema oyuncusu olmak gibi bir niyet yoktur. Ancak onun sinema serüvenini başlatan tesadüf o sıralarda gerçekleşiverir. Tesadüf diyoruz çünkü Yeşilçam karakter oyuncularına kapılarını hep bir rastlantı sonucu açıyor. Okullu oyuncular seçmek yerine oyuncularına bir okul olmayı tercih ediyor. Her biri farklı işlerle meşgul pek çok kişi bir anda kendini kameranın önünde ve Yeşilçam’ın içinde buluveriyor. Erol Taş’ın sinemaya girişi ve ilk oyunculuk deneyimleri de bu seyirde gerçekleşiyor. Dilerseniz oyuncunun sinemaya giriş hikayesini kendi ağzından aktaralım:

“Cankurtaran’da, benim kahvehanenin olduğu yerde bir iplik fabrikasında çalışıyordum. Lütfi Akad o bölgede bir film çekiyordu. Biz de işten kaytarıp çekimleri izliyorduk arkadaşlarla. Günlerce süren çekimlerden birinde mahallede oturan birkaç serseri, film ekibine musallat olup onları rahatsız etmeye başladı. Film ekibini korumak için birkaç arkadaşımla birlikte, serserilerle kavgaya giriştik ve Lütfi Bey’in yanında onlara bir güzel dayak çektik. Serseriler toz oldu tabi. Lütfi Akad daha sonra haber göndermiş bana, ‘Bir kavga sahnesi var, gelsin oynasın’ diye. Böylece sinema hayatım başladı. Filmdeki rolümü diğer yönetmenler de beğendi ve ardı ardına teklifler gelmeye başladı.”

Erol Taş’ın sinemadaki ilk filmi 1957’de Mümtaz Alpaslan’ın çektiği Acı Günler oluyor. Başlangıçta filmlerde figüranlık ve küçük roller ile görülürken kısa zamanda yıldızı parlıyor. Bir yıl sonra Dokuz Dağın Efesi (1958 – Metin Erksan) filmde bir çobanı canlandırıyor. Bu filmi takip eden yıllarda ise, Dikenli Yollar (1958 – Nişan Hançer), Peçeli Efe (1959 – Faruk Kenç), Şoför Nebahat (1960 – Metin Erksan), Köyde Bir Kız Sevdim (1960 – Türker İnanoğlu), Dişi Kurt (1960 – Ö. Lütfi Akad) ve Gecelerin Ötesi (1960 – Metin Erksan) gibi pek çok filmde değişik karakterleri oynuyor.

Taş’ın oynadığı filmlerdeki rollerden bazı örnekler vermek gerekirse: Hayat Kavgası’nda (1964 – Tunç Başaran) dediği dedik bir baba, Devlerin Kavgası’nda (1965 – Kemal Kan) kötü kardeş, Seveceksen Yiğit Sev’de (1965 – Hüsnü Cantürk) çiftlik sahibi, Sırtımdaki Bıçak’da (1965 – Natuk Baytan) karısı ve sevgilisi tarafından öldürülen bir koca, Son Darbe (1965 – Hicri Akbaşlı) ve Cevriyem’de (1978 – Memduh Ün) bir komiser, Aslanların Dönüşü ve Yedi Dağın Aslanı’nda (1966 – Yılmaz Atadeniz) bir cengaver, İnce Cumali (1967 – Yılmaz Duru), Tutku (1974 – Hüsnü Cantürk), Toprağın Teri (1981 – Natuk Baytan) ve İsyan’da (1979 – Orhan Aksoy) kötü ağa, Maskeli Beşler ve Maskeli Beşlerin Dönüşü’nde (1968 – Yılmaz Atadeniz) bir Meksikalı, Aslan Bey’de (1968 – Yavuz Yalınkılıç) eski bir Rus Generali, Gelin Kız’da (1970 – Orhan Elmas) oba beyi, Kanıma Kan İsterim’de (1970 – Çetin İnanç) idamlık katil, Ök-süzler’de (1973 – Ertem Göreç) dilendirici, Belalılar’da (1974 – Melih Gülgen) çetebaşı, Tatlı Nigar’da (1978 – Orhan Aksoy) zengin bir kasabalı, Çayda Çıra’da (1982 – Yücel Uçanoğlu) zengin bir ağa, Alınyazısı’nda ise (1986 – Orhan Elmas) eski bir külhan beyi olarak çıkar karşımıza. Gerek teknik ve konu gerekse de sinema dili açısından vasat diyebileceğimiz bu ve benzeri filmlerde Taş, dönem dönem çeşitli roller alır. Ancak sinemada onu adından sıkça söz ettiren filimler Susuz Yaz, Duvarların Ötesi ve Gecelerin Ötesi olur.

1960 yılı yapımı Gecelerin Ötesi oyunculuk kariyeri için önemli bir fırsat oluyor. Henüz sinemaya yeni yeni ısınmaya başlayan Taş, bu filmle Metin Erksan’la tekrar çalışma fırsatı buluyor. Belki de Gecelerin Ötesi, oynadığı Erksanlı filmlerde alacağı ödüllerin bir habercisi gibi idi. Ekrem (Erol Taş), bu filmde aynı çevreden gelen, farklı endişe ve tutkularını ortak bir eylemde birleştiren altı kahramandan birisidir. Uzun yıllar bir tekstil fabrikasında işçi olarak çalışmış ancak geriye dönüp baktığında fazla bir yol alamadığını görmüştür. Bu ezik yaşantısından doğan bunalımı, isyanı onu diğer beş arkadaşı ile birlikte soygun fikrinde harekete geçirmiştir. Fakat sistemin hazırladığı son bu filmde de değişmemektedir.

Erol Taş’ın yer aldığı bir başka önemli yapım ise, Necati Cumalı’nın romanından 1963’de Metin Erksan tarafından filme alınan Susuz Yaz oluyor. Bu filmde Hülya Koçyiğit ve Ulvi Doğan ile bir üçleme çizen Taş, Osman karakterini oynuyor. Osman’ın kötülüğü son derece yalındır ve ben merkeziyetçi bir yapı hakimdir. Yıllar önce eşini kaybetmiştir ve hapisteki kardeşinin (Ulvi Doğan) karısına (Hülya Koçyiğit) sahip olmak istemektedir. Etrafındaki herkesten bir nevi intikam almaya başlar. Önce köyün suyunu keser. Suyu alınan köylü ürünsüz kalır, toprağı çoraklaşır. Nasıl susuz kalan toprak halkına ihanet ederse, yıllar önce eşini kaybeden Osman’da bastıramadığı cinselliğine zalimce isyan eder. Tutkusuna yenik düşen Osman’ın bu özelliği doğasındaki ilkelliği ile birleştiğinde doyumsuzluğu tümden ele verir kendini. Osman’ın kötülüğünün temelinde yatan bir diğer önemli nokta ise tarladaki korkuluk ile paylaştığı yalnızlığıdır. Yalnızlığını sadece tutkularıyla bastırabilir. Tutkuları ise onun ölümüne giden yolun hazırlayıcısıdır.

Tarihsel bir süreç içinde değerlendirdiğimizde Erol Taş, bir başka önemli rolünü 1964’de Orhan Elmas’ın yönettiği Duvarların Ötesi filminde oynu-yor. Filmde müebbet hapse mahkum edilen Babaç (Erol Taş), kendisi gibi müebbet yiyen ya da idamlık altı arkadaşı ile hapisten kaçar. Amaçları özgür olabilmek, koğuşun dışında rahat bir nefes alabilmektir. Ancak ‘duvarların ötesi’nde kendilerine seçtikleri sığınak da hapishaneden daha farklı değildir onlar için. Aslında nereye kaçarlarsa kaçsınlar her yer bir hapishanedir onlara. Çünkü sistem tarafından suçlanmış toplum tarafından da dışlanmaktadırlar. Gerçek suçlu kimdir? Babaç ve arkadaşlarının mı yoksa sistemin yanlış dönen çarkı mı?

Ö. Lütfi Akad tarafından 1966’da çekilen Hudutların Kanunu’nun konusu Güneydoğuda bir sınır kasabasında geçmektedir. Toprak verimsizdir. Tek geçim yolu kaçakçılıktır. Kaçakçı olmamak için direnen Yılmaz Güney’in aksine Erol Taş yani Ali Cello çoktan çareyi bu işte bulmuştur bile. Sınırdan kaçak davar geçirmektedir. Ancak sonunda başlattığı oyuna yenik düşer ve bir çatışmada vurularak ölür. Hudutların sert ve acımasız kanuna karşı Ali Cello’nun kötülüğü bile dayanamamıştır. Hudutların Kanunu Türk sineması için önemli bir yapıt olmakla birlikte Erol Taş’ın oyunculuğuna bir yenilik getirmemiştir. Taş bu filmde de çoğunluk kötü adam rollerinden birisini alışılagelmiş bir oyun tarzı ile oynamaktadır.

1968’de Nuri Ergün tarafından çekilen Dertli Pınar ise Taş’ın ağa tiplemeleri için örnek gösterilebilir. Mahmutoğlu Hilmi Ağa (Erol Taş) köylünün toprağını çeşitli dalaverelerle hatta silah zoru ile elinden almakta ve etrafındaki herkese hükmetmektedir. Daha fazla toprağa sahip olma tutkusu saplantı halini almıştır. Bunun için yapamayacağı şey yoktur. Ancak her şey planladığı gibi gitmez, bütün çabasına rağmen sonunda yenildiğini anlar ve suçunu itiraf eder. Oyun düzeyinin vasat olduğu bu filmde Taş abartılı olduğu kadar da kontrolsüz bir oyun sergilemektedir.

Sinemada kötü adam rolleri ile bilinen oyuncu bu tiplerin dışına çıktığı filmlerde, aslında her tür karakteri rahatlıkla oynayabileceğini de ispatlamıştır. Zaman zaman da olsa oynadığı iyi tiplerle seyirciyi şaşırtmıştır. Bir başka Akad filmi olan Ana’da Taş, bu kez kötülükten kaçmaktadır. 1967’de çekilen ve Türkan Şoray’la başrolü paylaştığı Ana filmi onun az rastlanan iyi adam tiplemeleri için gösterilecek ilginç bir örnektir. Yaptığı balık ağları ile geçimini sağlayan Şevket (Erol Taş), kan davası yüzünden ailesi ile birlikte köy köy dolaşmaktadır. Sinemanın kötü adamı olarak bilinen Taş, filmdeki Şevket tiplemesinde tamamen farklı bir karakter çizmektedir. Kanlısı rolündeki Kadir Savun’la sanki rolleri değişmiş gibidirler. Bu seyirci içinde çok alışılagemiş bir durum değildir. Yıllar süren takibin sonunda Şevket kanlısı Musa (Kadir Savun) tarafından vurularak öldürülür.

Bir başka örnek ise, Mehmet Tanrısever’in yönettiği Sürgün (1992) filmidir. Erol Taş, sinemada rol bulduğu bu son filminde, kurtuluş savaşını görmüş yaşamış eski bir çavuşu oynamaktadır. Üniformasını üzerinden hiç çıkarmayan Süleyman Çavuş, göğsünde taşıdığı istiklal madalyası ile de büyük gurur duymaktadır. Çatak köyüne gelen öğretmenin (Bulut Aras) yeniliklerine sıcak bakar, ona yardımcı olur. Hatta köyün muhtarına karşı onu savunur. Öğretmenin köyden sürgün edilmesini engellemek için köy halkıyla birlikte Kaymakamlığa gitse de bu işe yaramaz. Bunun üzerine çavuş gururla taşıdığı istiklal madalyasını çıkarır ve köyden ayrılan öğretmene verir.

Erol Taş’ı 1969 yılı itibariyle Çetin İnanç, 1971’den sonra ise Yılmaz Atadeniz’li macera filmlerinde sıkça görmekteyiz. Yılmayan Şeytan filminde (1968 – Yılmaz Atadeniz) Dr. Şeytan’ı oynar. Dr. Şeytan (Erol Taş), ‘Tanyant’ madenini kullanarak bir robot icat eder. Amacı ürettiği robotlarla dünyayı ele geçirmektir. Ancak filmin sonunda kısa devre yapan robotu tarafından öldürülür. Çeko’nun (1970 – Çetin İnanç) konusu ise 1875 yılında Meksika’da geçmektedir. Ramon isimli eşkıya (Erol Taş), köylülere türlü işkenceler yapmakta ve cinayetler işlemektedir. Bir başka Yılmaz Atadeniz filmi olan Maskeli Beşler ve Maskeli Beşler’in Dönüşü’nde (1968) ise (Erol Taş) yine Ramon ismi ile ancak bu kez Meksikalı bir general rolündedir. Kızıl Maske’de (1968 – Tolgay Ziyal) müze müdürü, Küçük Kovboy’da (1973 – Guido Zurli) çiftlik kahyası, Hakanların Savaşı’nda ise (1968 – Mehmet Arslan) Kubilay Han rollünü oynamaktadır.

Yaklaşık 200 filmde irili ufaklı çeşitli roller alan Erol Taş oynadığı filmlerin altısında ise başrol oyuncusu olarak karşımıza çıkıyor: Mapushane Çeşmesi (1964 – Suphi Kaner), Kanlı Kale (1965 – Yavuz Yalınkılıç), Efenin İntikamı (1967 – Yavuz Yalınkılıç), Eşkiya Kanı/Hakimo (1968 – Yavuz Figenli), Konuşan Gözler (1965 – Hicri Akbaşlı), Katırcı Yani Efenin Definesi (1967 – Yavuz Yalınkılıç).

45 yıllık oyunculuk yaşamı süresince sinemaya emek veren Erol Taş, bu emeğin bir sonucu olarak; 1965 yılında Duvarların Ötesi ile Antalya Film Festivali’nde, 1967’de İnce Cumali ile yine Antalya Film Festivali’nde, Sahildeki Ceset ile İzmir Film Festivali’nde, Susuz Yaz’daki oyunculuğu ile ise Turizm Bakanlığı ve Meksika Accopulco Festivali’nde en iyi yardımcı erkek oyuncu ödüllerini alıyor.

 

KAYNAKLAR:

  1. Giovanni Scognamillo – Metin Demirhan, Fantastik Türk Sineması.
  2. Agah Özgüç Türk Filmleri Sözlüğü (3 Cilt).
  3. Ses Dergisi Koleksiyonu.
  4. Artist Dergisi Koleksiyonu.
  5. Nebil Özgentürk, Unutulmayanlar.

EROL TAŞ’IN TEMEL FİLM DİZİNİ

1957 – ACI GÜNLER – Mümtaz Alpaslan

1958 – DOKUZ DAĞIN EFESİ – Metin Erksan

1958 – DİKENLİ YOL – Nişan Hançer

1958 – FUNDA – Nişan Hançer

1959 – PEÇELİ EFE – Faruk Kenç

1960 – DİŞİ KURT – Lütfi Akad

1960 – GECELERİN ÖTESİ – Metin Erksan

1960 – KÖYDE BİR KIZ SEVDİM – Türker İnanoğlu

1960 – SONSUZ ACI – T.Fikret Uçak

1960 – ŞOFÖR NEBAHAT – Metin Erksan

1961 – BİTMEYEN MÜCADELE – Fikret Uçak

1961 – KAHRAMAN ÜÇLER – Semih Evin

1961 – OY FARFARA FARFARA – Metin Erksan

1961 – ÖLÜM KAYALIKLARI – Fikret Uçak

1961 – YILANLARIN ÖCÜ – Metin Erksan

1962 – AYRILAN YOLLAR – Ertem Göreç

1962 – BEŞ KARDEŞTİLER – Atıf Yılmaz

1962 – CEHENNEME ÇEVRİLEN CENNET – Nuri Akıncı

1962 – ŞEYH AHMEDİN TORUNU – Nuri Ergun

1963 – DİŞİ ÖRÜMCEK – Süreyya Duru

1963 – KAHBE – Aydın Arakon

1963 – SUSUZ YAZ – Metin Erksan

1964 – CEHENNEM ARKADAŞLARI – T.Dursun Kakınç

1964 – DİŞİ ŞEYTAN – Nevzat Pesen

1964 – DUVARLARIN ÖTESİ – Orhan Elmas

1964 – HAYAT KAVĞASI – Tunç Başaran

1964 – KAVĞA VAR – Süreyya Duru

1964 – MAPUSHANE ÇEŞMESİ – Suphi Kaner

1964 – ON KORKUSUZ ADAM – Tunç Başaran

1964 – PRANGASIZ MAHKUMLAR – Orhon M.Arıburnu

1964 – SUÇLULAR ARAMIZDA – Metin Erksan

1965 – AŞKIM SİLAHIMDIR – Yılmaz Atadeniz

1965 – BAŞLIK – Kemal İnci

1965 – DAĞLARIN OĞLU – Yılmaz Atadeniz

1965 – DEVLERİN KAVĞASI – Kemal Kan

1965 – KANLI KALE – Yavuz Yalınkılıç

1965 – KANUNSUZLAR – Burhan Bolan

1965 – KONUŞAN GÖZLER – Hicri Akbaşlı

1965 – KORKUSUZLAR – Semih Evin

1965 – SEVECEKSEN YİĞİT SEV – Hüsnü Cantürk

1965 – SIRTIMDAKİ BIÇAK – Natuk Baytan

1965 – SON DARBE – Hicri Akbaşlı

1966 – ARSLANLARIN DÖNÜŞÜ – Yılmaz Atadeniz

1966 – AYYILDIZ FEDAİLERİ – Semih Evin

1966 – BU ŞEHRİN BELALISI – Ertem Göreç

1966 – HUDUTLARIN KANUNU – Lütfi Akad

1966 – İNSAN BİR KERE ÖLÜR – Hüsnü Cantürk

1966 – KALDIRIM MELEĞİ – Semih Evin

1966 – MEYDAN KÖPEĞİ – Yılmaz Duru

1966 – NAMUS BORCU – Semih Evin

1966 – NUHUN GEMİSİ – Duygu Sağıroğlu

1966 – TOPRAĞIN KANI – Atıf Yılmaz

1966 – ÜMİT SOKAĞI – İlhan Engin

1966 – YEDİ DAĞIN ASLANI – Yılmaz Atadeniz

1967 – ANA – Lütfi Akad

1967 – AZAP YOLU – Yılmaz Duru

1967 – EFENİN İNTİKAMI – Yavuz Yalınkılıç

1967 – İNCE CUMALİ – Yılmaz Duru

1967 – KADIN DÜŞMANI – İlhan Engin

1967 – KATIRCI YANİ EFENİN DEFİNESİ – Yavuz Yalınkılıç

1967 – ŞEYH ŞAMİL – Natuk Baytan

1967 – YILMAYAN ADAM – İlhan Engin

1968 – AFFET BENİ ALLAHIM – Yavuz Figenli

1968 – ASLANBEY – Yavuz Yalınkılıç

1968 – BAHARDA SOLAN ÇİÇEK – Ümit Utku

1968 – EŞKIYA HALİL/HAYDUT – Alp Zeki Heper

1968 – EŞKIYA KANI/HAKİMO – Yavuz Figenli

1968 – HAKANLAR SAVAŞI – Mehmet Aslan

1968 – KARA BAHTIM – Yücel Uçanoğlu

1968 – KIZIL MASKE – Tolgay Ziyal

1968 – KORKUSUZ YABANCI – Uğur Duru

1968 – MASKELİ BEŞLER – Yılmaz Atadeniz

1968 – MASKELİ BEŞLERİN DÖNÜŞÜ – Yılmaz Atadeniz

1968 – SİNANOĞLU – Yavuz Yalınkılıç

1968 – TALİHSİZ MERYEM – Aykut Düz

1968 – YARA – Ümit Utku

1968 – YEDİ ADIM SONRA – Yücel Uçanoğlu

1969 – ALLI GELİN – Orhan Elmas

1969 – ASILACAK KADIN – Savaş Eşici

1969 – ASRIN KRALI – Çetin İnanç

1969 – DEVLERİN ÖCÜ – Çetin İnanç

1969 – EŞKIYA AŞKI – Semih Evin

1969 – EVVEL ALLAH SONRA BEN – Tolgay Ziyal

1969 – GARİBANLAR MAHALLESİ – Çetin İnanç

1969 – İZDİRAP ŞARKISI – Mehmet Dinler

1969 – KANLI SEVDA – Yavuz Figenli

1969 – KANLI GELİNLİK – Yavuz Figenli

1969 – KÖPRÜDEN GEÇTİ GELİN – Yavuz Figenli

1969 – ÖLÜM ŞART OLDU – Çetin İnanç

1969 – SATILIK GELİN – Semih Evin

1969 – SEVDALI GELİN – Sırrı Gültekin

1969 – ŞEHİR EŞKİYASI – Ertem Göreç

1969 – TARKAN CANAVARLI KULE – Cavit Yörüklü

1969 – YAŞAYAN HATIRALAR – Semih Evin

1970 – AKREP TUZAĞI – Yücel Uçanoğlu

1970 – ALLI YEMENİ – Sırrı Gültekin

1970 – BIRAKIN ÖLDÜREYİM – Ünsal Aybek

1970 – CEHENNEMDE ŞENLİK VAR – Çetin İnanç

1970 – GELİN KIZ – Orhan Elmas

1970 – KAN VE KURŞUN – Yavuz Figenli

1970 – KANIMA KAN İSTERİM – Çetin İnanç

1970 – KİRALIK KATİLLER – Çetin İnanç

1970 – ÖLÜM ÇEMBERİ – Çetin İnanç

1970 – PÜSKÜLLÜ BELA – Çetin İnanç

1970 – YANIK KEZBAN – Muharrem Gürses

1971 – ASKER AHMET – Semih Evin

1971 – AZRAİL – Yılmaz Atadeniz

1971 – BEŞ HERGELE – Yılmaz Atadeniz

1971 – CEHENNEME DOLMUŞ VAR – Yılmaz Atadeniz

1971 – HEDEFTE İMZAM VAR – Çetin İnanç

1971 – JİLET KAZIM – Yılmaz Atadeniz

1971 – KARA CELLAD – Yılmaz Atadeniz

1971 – KARA MEMED – Çetin İnanç

1971 – KARTALLAR – Nişan Hançer

1971 – MISTIK – Ülkü Erakalın

1971 – ÖLÜM BANA VIZ GELİR – Çetin İnanç

1971 – ÖLÜMSÜZLER/BATIDA ÖLÜM VAR – Savaş Eşici

1971 – SEZERCİK YAVRUM BENİM – Safa Önal

1971 – SÜRGÜNDEN GELİYORUM – Fikret Hakan

1971 – ŞEREFİMLE YAŞARIM – Çetin İnanç

1971 – ÜVEY ANA – Ülkü Erakalın

1971 – VURGUNCULAR – Yılmaz Güney

1971 – YARIN SON GÜNDÜR – Yılmaz Güney

1972 – ACI PİRİNÇ – Yılmaz Duru

1972 – AHMET ÇAVUŞ – Semih Evin

1972 – AKREP MUSTAFA – Semih Evin

1972 – BASKIN – Yılmaz Atadeniz

1972 – ELİF İLE SEYDO – Remzi Jöntürk

1972 – HEDEFTE BEŞ ADAM VAR – Birsen Kaya

1972 – KARA DUVAR – Mehmet Bozkuş

1972 – KARA MURAT FATİHİN FEDAİSİ – Natuk Baytan

1972 – MUSTAFAM – Tunç Başaran

1972 – ÖLMEK VAR DÖNMEK YOK – Yılmaz Atadeniz

1972 – ÖLDÜREN ŞARKI – Oğuz Gözen

1972 – ÖLÜM PEŞİMİZDE – Melih Gülgen

1972 – YILMAYAN ŞEYTAN – Yılmaz Atadeniz

1973 – KARA MURAT FATİHİN FERMANI – Natuk Baytan

1973 – KADER ÇIKMAZI – Çetin İnanç

1973 – KÜÇÜK KOVBOY – Guido Zurli

1973 – MERYEM – Yavuz Yalınkılıç

1973 – ÖKSÜZLER – Ertem Göreç

1973 – ÖLÜME KOŞANLAR – Natuk Baytan

1974 – BELALILAR – Melih Gülen

1974 – DİYET – Lütfi Akad

1974 – DÖRT HERGELE – Yılmaz Atadeniz

1974 – KİN – Natuk Baytan

1974 – PUSU – Fikret Uçak

1974 – SEZERCİK KÜÇÜK MÜCAHİT – Ertem Göreç

1974 – TUTKU – Hüsnü Cantürk

1976 – ATMACA ALİ – Taner Oğuz

1976 – BABANIN SUÇU – Melih Gülgen

1976 – BİTMEYEN ŞARKI – Orhan Elmas

1976 – CAN PAZARI – Orhan Elmas

1976 – İNTİKAMCI – Yavuz Figenli

1976 – KANUNDAH KAÇAMAZSIN – Çetin İnanç

1976 – YALAN – Çetin İnanç

1977 – BENİM GİBİ SEVENLER – Temel Gürsu

1977 – ÇEŞME – Temel Gürsu

1977 – GARİP – Çetin İnanç

1977 – HEDEFTEKİ ADAM – Yavuz Figenli

1977 – İSTASYON – Şerif Gören

1978 – CEVRİYEM – Memduh Ün

1978 – DERVİŞ BEY – Şerif Gören

1978 – DÜZEN – Nazmi Özer

1978 – TATLI NİGAR – Orhan Aksoy

1979 – GELİN KAYASI – Yunus Yılmaz

1979 – İKİ CAMBAZ – Natuk Baytan

1979 – İSYAN – Orhan Aksoy

1979 – NAZEY – Osman Seden

1979 – YANMIŞIM – Temel Gürsu

1980 – CEREN – Oksal Pekmezoğlu

1980 – DUY KALBIMIN FERYADINI – İhsan Yüce

1980 – KURBAN OLDUĞUM – Şahin Gök

1981 – HARMAN SONU – Yavuz Yalınkılıç

1981 – SENİ YAKACAKLAR – Temel Gürsu

1981 – TOPRAĞIN TERİ – Natuk Baytan

1982 – ÇAYDA ÇIRA – Yücel Uçanoğlu

1982 – ÇİÇEK DAĞI – Cevat Okçugil

1983 – ÇELİK MEZAR – Oksal Pekmezoğlu

1983 – ÇOBAN YILDIZI – Yunus Yılmaz

1984 – ASILACAK KADIN – Rahmi Kafadar

1984 – DELİ FİŞEK – Çetin İnanç

1984 – DEV KANI – Çetin İnanç

1984 – İFTİRA – Oksal Pekmezoğlu

1984 – YANGIN – Orhan Elmas

1985 – BİN DEFA ÖLÜRÜM – Çetin İnanç

1986 – ALIN YAZIM – Orhan Elmas

1986 – GELİN OY – Yavuz Yalınkılıç

1986 – GIRGIR HAFİYE – Cüneyt Arkın

1986 – SOKAK SAVAŞÇISI – Cüneyt Arkın

1987 – ANA YÜREĞİ – Yavuz Yalınkılıç

1987 – DAMGA – Orhan Elmas

1987 – SEVGİLİ BEBEKLERİM – Oksal Pekmezoğlu

1987 – TAPULU IRGAT – Yavuz Yalınkılıç

1989 – İLK AŞK – Fikret Uçak

1990 – KANIMDAKİ ŞEYTAN – Yücel Uçanoğlu

1992 – SÜRGÜN – Mehmet Tanrısever

(Yeni İnsan Yeni Sinema dergisinin 9. sayısında yayınlanmıştır.)